Doğa Rutkay Kamal, "Nihat Odabaşı ile Hiç Çekemem" programında eşine dair duygularını açıkladı. "Eşimi çok kıskanırım. Eşime bakarlar, ederler; 'Çok şıksın' derler, acayip rahatsız olurum. Kıskanırım eşimi, bakarım etraftaki güzel kadınlara" şeklinde konuştu.
Oyuncu, aynı programda özel hayatı, annelik deneyimi ve kariyeri üzerine de açıklamalarda bulundu. 2014 yılında Kerimcan Kamal ile evlenen Doğa Rutkay Kamal, 2018 yılında ikiz çocukları Piraye ve Rutkay'ı kucağına alarak anneliğin "gerçek bir zirve" olduğunu belirtti: "Annelik harika bir şeymiş, gerçekten bir zirve. Ama içimdeki çocuğu sevmeye, korumaya, eğlendirmeye ve kendi keyfime bakmaya hâlâ devam ediyorum. Hep mutlu, üreten ve çok çalışkan bir anne oldum."
Rutkay Aziz'in kızı olan Kamal, ünlü bir ismin çocuğu olmanın dezavantajlarına da değindi. "Netice itibarıyla ünlü bir insanın çocuğu olduğun zaman soyadından ötürü hayata 1-0 yenik başlıyorsun. Bunu benim çocuklarım da kabul etmek zorundalar. Bizim gibi göz önünde bulunan insanların çocukları, annesi ve babasıyla kıyaslanıyor" ifadeleriyle bu durumun getirdiği baskıyı vurguladı.
Kamal, babasının kariyerini sürdürme ve siyasi tiyatro yapma beklentileriyle ilgili de konuştu: "Babamın kızı dönemi, herkesin benden babamın kariyerini sürdürmemi, siyasi tiyatro yapmamı beklemesi gibi bir baskı vardı. 'Bu kız daha popüler oldu, bu kız da magazin figürü oldu' diyorlardı. Ben de gençliğimde öyle bir insandım. Bence benim tek derdim, 'Bana bakın, ben de bir bireyim' demekti."
Eleştirilerle de yüzleşen 47 yaşındaki oyuncu, "O kadar çok şey söylediler ki... 'Babası olmasaydı hiçbir yere gelemezdi.' Şimdi buna cevap mı verirsin? İlla beni eleştirecek bir şey bulmalılar. 'Çok gülüyor, at ağızlı, sesi ne kadar kalın, ayakları çok büyük, elleri çok büyük' diyorlardı. Bazı insanları etkiler bunlar, benim hiç umurumda olmadı" diyerek eleştirilere aldırmadığını belirtti.
Ayrıca uzun süredir yer aldığı SHOW TV programı "Güldür Güldür Show" hakkında da olumlu sözler sarf etti: "İyi ki o sete gitmişim. İyi ki o projeye girmişim ve iyi ki Güldür Güldür'de oynamışım. 24 kişiyiz. 24'ümüzü al, Bakırköy'e götür, 'Bunları niye getirdin?' diye sormazlar. Hepimiz o kadar deliyiz ve hepimiz birbirimizi çok seviyoruz. Herkes işini çok seviyor. O yüzden iyi ki Güldür Güldür yapmışım."




